Oyun Bağımlılığının Psikolojisi

Konu Başlıkları

Başarı ve Kaçış Duyguları Oyun Bağımlılığını Ortaya Çıkarabilir mi?

Pandemi sürecinde insanların evde daha çok vakit geçirmesi ile beraber online internet oyunlarında geçirilen sürenin de artmasına yol açtı. Özellikle internet üzerinden oynanan oyunların geliştirilmesi ve dolaylı olarak insanların artık sosyalleşme ortamlarından biri haline gelmesi insanların bu tür oyunlara daha çok vakit ayırması sonucunu ortaya çıkardı. Geliştirilen gerçekçi bilgisayar ve telefon oyunları kullanıcıların psikolojisini etkiler hale geldi. Bunun sonucunda ise oyun insanların “stresten uzaklaşma” ve “başarı, ödül kazanma, deşarj olma” duygularına bağımlı hale gelmesi sonucunu ortaya çıkardı. İnsanların oyun oynama davranışının belli değişkenlere sahip olması konuyu psikolojik açıdan irdelemeye daha uygun hale getirdi. Bu konuyu sorularla incelemek gerekirse: 

Kişi;

  • En çok hangi günler oyun oynuyor?
  • Oyun oynarken hangi duyguları hissediyor?
  • Stresli olduğunda, stresini tetikleyen bir durum olduğunda mı oyun oynuyor?
  • Evde mi işyerinde mi oyun oynuyor?
  • Günün hangi saatlerinde oyun oynuyor? (Uyandıktan sonra mı, uyumadan önce mi ?)

Bu soruların cevapları kişinin oyun davranışının, oyun oynama isteğinin geldi yerle ilgili birçok ipucu veriyor.

Buffalo Üniversitesi’nin Oyun Bağımlılığı Konusundaki Araştırma Sonuçları

Buffalo Üniversitesinin bu konuyla ilgili yaptığı araştırma, konunun psikolojik boyutlarını anlamamızı sağlıyor. 

Araştırmaya göre: “Oyun oynayan kullanıcıların oyun sürecinde başarı ve kaçış duygularına bağımlı hale geldiğini belirtiyor.” Örneğin oyun sonucunda birinci olmak, ödüller kazanmak, bonus puanlar kazanmak oyuncuyu çok motive ederek, başarılı, özel hissetmesini sağlıyor. Madalyonun diğer yüzünde ise kullanıcılar oyun oynadığı süre içerisinde oyuna yoğunlaştıkları için dolaylı bir şekilde dış dünyadan ve stresten kendilerini izole etmiş oluyorlar. Aynı şekilde oyunun çok kolay olması oyuncularda başarı duygusunu ortaya çıkarmazken, aksi şekilde oyunun çok zor olması da oyuncuların başarı duygusunu ortaya çıkarmaz. Bu yüzden genelde orta zorluk seviyelerinde oyun modları tercih edilir. Çok zor modda ve basit düzeydeki modlarda oyun oynamak oyuncuların, oyun bağımlılığı geliştirmelerini engelleyecek yöntemlerden biri. 

Oyunların her ne kadar görünürde eğlenmek amacıyla oynandığı düşünülsede oyunların ikincil etkilerini göz önüne aldığımızda durumun aslında çok daha farklı olduğunu görebiliriz. 

Konuyla ilgili araştırmayı yapan ekipten Professör Lawrence Sanders’in görüşleri: Oyun, insanların rahatlamasına ve günlük rutinlerden uzaklaşmasına yardımcı olmanın bir yolu olarak insanlık tarihi boyunca izlenebilir. Ancak çevrimiçi oyunların artan popülaritesi, bağımlılığın artmasına neden oldu ve bu da oyuncuların aile ve iş sorumluluklarını görmezden gelmesine neden olabilir. Ağır vakalar oyuncuları suça, sağlık sorunlarına ve hatta ölüme sürükleyebilir. “

Sonuç olarak gözlemlerime göre eğer uzun süreler oyun davranışı varsa direkt “Oyun Bağımlılığı” demek yerine bu istemin kökenlerini araştırmak yerinde olacaktır. Çünkü oyun oynamak eğer kişi için anksiyeteyi, stresi bastırma yöntemlerinden biri ise oyun oynama davranışının değişmesi yeni bir anksiyete giderme yöntemini doğurma riski vardır. Kişinin hayatında görmek istemediği, görmezden gelmek istediği psiko-stres ve anksiyete kaynakları doğru tanımlanır ve incelenirse, kişinin hayatını olumsuz yönde etkileyecek hale gelen oyun davranışının değişmesi kolaylaşacaktır. 

Oyunların ikincil etkileri 

  • Oyun kazandıkça başarılı, önemli, değerli ve özel hissetmeyi sağlar.
  • Sanal platform olsa dahi sosyal bir ortamda vakit geçirmeyi sağlar. Çevrimiçi oyunları gerçek insanların oynaması dolaylı olarak bir sosyallik sağlar. 
  • Mücadele etmeyi sağlar.
  • Stresli ortamdan mental olarak uzaklaşmayı sağlar. 
  • Kişiye bir amaç verir ve ödül-ceza mekanizmasıyla motive eder.

Kişi oyun oynarken bazı duyguların simüle edilmiş halini yaşar. Örneğin oyunda şiddet uygular, silah kullanır, araba kullanır. Normalde oyun olduğu için bu davranışlar sanal platformda olduğu için insanlar için masum görünebilir ancakOyun Terapisi uygulanan çocuklarda oyuncak seçimi, oyun davranışı ve çocuğun psikoloji arasında anlamlı ilişkiler görülmüştür. 

Dostoyevski ve Psikoloji

F. Nietzsche: “Kendisinden bir şeyler öğrendiğim tek psikolog Dostoyevski” 

Oyun davranışının analizini yaptığımızda neredeyse simüle edilmiş bir ortamda insan yaşamının yansımalarını görürüz. Dostoyevski’nin bu konuyla ilişkili sözleri konuyu özetler niteliktedir: “Bir erkeğin gerçek yüzünü görmek istiyorsanız onu oyun oynarken izleyin.” Dostoyevskinin kumar bağımlısı olması, büyük zorluklar, borçlar içinde kaldığı için kumar borçlarına “Kumarbaz” romanını yazması gibi detayları incelediğimizde Dostoyevski gibi insan ruhunun en karanlık yerlerini romanlarına taşıyan yazarın sözleri daha bir anlam kazanıyor.

Sigmund Freud’un Stefan Zweig’e Dostoyevsky’i anlattığı mektup 

Oyun sırasında insanların alegorik anlamda ifade etmek gerekirse “körlük yaşaması” çevresindekilere duyarsızlaşması konunun stresten uzaklaşma ile ilgili kısmını açıklar niteliktedir

Oyun Davranışının Psikolojik İncelemesi

Türkiye’deki kitlesel oyun davranışlarını incelediğimizde karşımıza yoğun stres birikimin deşarj edildiği aktiviteler çıkar. Örneğin evdeki tartışmadan sonra babanın kahvehaneye gitmesi (saatlerce kağıt oyunları, okey oynaması), çocukların evde tartışma yaşandığında ya da çok huzursuz olduklarında saatlerce tablet başında oyun oynaması Stres/Anksiyete giderme kaynaklı oyun bağımlılığının olduğu durumlara örnek olarak gösterilebilir. Nietzsche‘nin de belirttiği gibi “Bütün genellemeler yanlıştır, bu yaptığım bile.” insanları okey, oyun oynama davranışlarına göre kategorize etmek hiç doğru olmaz. Her insanın geçmişi, davranışları, stresi ve anksiyeteyi giderme biçimi birbirinden oldukça farklıdır. Burada değinmek istediğim nokta stresin/anksiyetenin ertelenmesi konusudur. Çünkü strese ve kaygıya yol açan kaynakları elimine etmedikçe ve ortadan kaldırmadıkça kişinin bu stresi ve kaygıyı ertelemeye yönelik davranışları da tekrarlayacaktır. Tekrar tekrar aynı davranışları sergileyecektir. Oksijenin düşük olduğu bir ortamda beş dakika oksijen maskesi takmak kişinin solunumunu kolaylaştıracaktır ancak problem hala devam ettiği için bu sefer kişide sürekli olarak solunum maskesi takması ihtiyacını doğuracaktır. Alegorik bir örnek ancak durumu özetlemesi açısından aydınlatıcı olacaktır.

Özetle her oyun davranışını bir kaçış ve başarı açlığı gibi kelimelerle tanımlamak ne kadar riskli ve hatalıysa kişinin hayatını, ilişkilerini ve daha diğer önemli şeyleri olumsuz derecede etkileyecek hale gelmiş oyun davranışını hafife almak da aynı derecede risklidir. Oyun oynamak çocuklarda fizyolojik, mental ve psikolojik anlamda birçok önemli, faydalı etki oluşturmayı sağlar. Gençlerde ve yetişkinlerde de oyun oynamak gevşemeyi sağlayan, insanların eğlenmesini sağlayan önemli ve faydalı etkinliklerden biridir. Ancak psikolojik ve psikiyatrik anlamda oyunun hangi aşamada sağlıksız hangi anlamda sağlıklı olduğunu anlamak için “kişinin hayat kalitesini, ilişkilerini, önceliklerini” bozan aşamaya gelip gelmediğini iyi belirlemek çok daha sağlıklı olacaktır.

Psikolojide önemli bir yere sahip olan “Kaçışçılık” konusunun psikolojik analizini yaptığım makalemi okumak için ilgili kelimeye tıklayabilirsiniz.

Kaynakça

1.Gaming addiction achievement

2.Nietzsche ve Dostoyevski

3.Sigmund Freud ve Dostoyevski

4.Portrait of F. Dostoyevski

5.Play Therapy

WhatsApp Mesajı
Psikolog D. Kenan Akyol
Merhaba, psikolojik danışmanlık bilgi ve randevu talepleriniz için Whatsapp üzerinden mesaj bırakmanız yeterlidir. En kısa sürede size dönüş yapılacaktır.