Soru -1: "Bir anne neden erkek çocuğa verdiği değeri kıs çocuğuna vermez?

Merhabalar. İnsanların değer verme davranışlarını anlamak ve sağlıklı bir şekilde analiz edebilmek için en başta kültürünü, yaşadığı toplumu, aile dinamiklerini ve psikolojisini incelemek çok önemlidir. Bu cinsiyetler için de geçerlidir, anne, kendisine ve cinsiyetine dair toplumda ve ailede değersizlik veya güvensizlik duyguları yaşıyorsa erkek çocuğa daha çok değer verme eğiliminde olabilir. Ayrıca kendini güvende hissetmemesi durumunda gelecekte kendini koruyacağını düşünerek de bu şekilde bir seçim yapabilir. Ayrıca tarihsel süreçlerde erkek çocukları asker, işçi ve bunun gibi toplumdaki önemli pozisyonlarda olduğu için erkek çocuk gelecekte iktidar mekanizmalarında rol alacağı için sosyolojik anlamda bu gibi "olguları" da göz önünde bulundurmak gerekir.
Psikolog
D. Kenan Akyol
Soru -2: "Narsist bir eş 26 yıldır gücüm kalmadı ne tavsiye edersiniz?"

Merhabalar. Günlerden bir gün çok ciddi baş ağrısı çeken bir adam varmış. Yaşadığı baş ağrısından dolayı günlerce uykusuzluk çekiyormuş. Birçok yere gitmesine rağmen bir türü yaşadığı probleme tam bir isim konulamamış ve kullandığı ilaçlar geçici bir iyileşme sağlasa bile baş ağrısı devam etmiş. Bir ayın sonunda ise ciddi bir kilo kaybı ve çöküntü yaşayan adam hastaneye kaldırılmış. En son akrabaları uzun süre yalnız yaşayan adamın evini temizlemeye gitmişler ve evi temizlerken yatağının altında dolu bir kül tablası bulmuşlar. Meğer adamın üşendiği için çöpe dökmediği kül tablasının yaydığı koku baş ağrısının asıl sebebiymiş. Problemlerin doğasını metaforik anlamda ifade etmek için anlattığım hikayede olduğu gibi insanlar çoğu zaman problemin asıl kaynağını tam anlamıyla bulamadıklarnda ruhsal anlamda ciddi bir enerji kaybı ve yıpranma yaşarlar. Birçok anlamda iyileşmenin ilk adımı kişinin yaşadığı sorunların hayatına, ilişkisine, sağlığına ne ölçüde zarar verdiğini görmesi, anlaması ile başlar.

Narsisizm birçok açıdan derinlikli olarak değerlendirilmesi gereken bir olgudur. Kimi zaman büyüklenmeci olarak adlandırılan narsisizm, kişinin kendini insanların vereceği hasardan korumak için kullandığı bir karakter zırhı dahi olabilmektedir. Bu konuda profesyonel destek almanız ruh sağlığınız, evliliğinizin sağlığı ve daha birçok şey için faydalı olabilecektir.

Bu konuda faydalı olabileceğini düşündüğüm kitap önerim ise evlilik terapisi alanında en kapsamlı çalışmaları yürüten isimlerden biri olan John Gottman - Evliliği sürdürmenin 7 İlkesi kitabı.
Psikolog
D. Kenan Akyol
Soru -3: "Anneyle bağlanma sorununu aşmak için terapistin bayan olması mı gerekir?"

Merhabalar. Bu konuda herhangi bir zorunluluk yoktur ancak kişinin yaşadığı sorunun bir parçası olan kişiyle terapistin aynı cinsiyette olması danışanda bir özdeşleştirme durumu ortaya çıkarabilmesi durumunda bu durum terapi sürecini etkileyebilmektedir. Danışan açısından terapistin anne, kurrtarıcı rolünde görülmesi terapi süreçlerinde karşılaştığımız bir durum olan "Transferans" durumunu ortaya çıkarabilmektedir. Ayrıca özdeşleştirme durumundan dolayı danışan annesine yönelik duygularını terapiste de yansıtabilir, burada asıl sorun belirttiğiniz üzere bağlanma stili olduğu için terapist sorunun asıl kaynağı değil de danışanın sorunun çözümüne dair gösterdiği direnç noktasında terapi sürecini etkileyebilir. Terapi süreci ile ilgili kaygılarınızı daha iyi anlamak için Transferans, Psikolojide Savunma Mekanizmaları ve Yansıtma" başlıklarında inceleme yapmanızı tavsiye ederim.
Psikolog
D. Kenan Akyol
Soru -4: "Slmlar helikopter anne olmak çocuğu nasıl olmuşuz etkiler?"

Merhabalar. İnsan davranışlarını incelediğimizde "Domino Taşı Etkisine" benzer yapılar görürürüz. Annenin aşırı koruyucu olması genelde annenin önüne geçemediği bir durumdur, çocuğuna zarar verdiğini görse bile bu koruyucu davranışlarının önüne çoğu zaman geçemez. Terapi gözlemlerimden de hareketle çocuklar sadece anne ve babalarının ilgi, anlayış ve sevgisiyle büyümez. Çocuğu etkileyen önemli yapılardan biri ise anne veya babanın kaygıları, korkularıdır. Helikopter Anne olmak çocuğu dış dünyaya karşı aşırı savunmasız hale getirebilir, annenin yokluğunda çocuk derin bir yalnızlık, depresif bir döneme girebilir. Domino etkisinde olduğu gibi bu şekilde bir ortamda büyüyen bir çocuk yaşamının ilerleyen dönemlerinde yalnızlık karşısında büyük bir anksiyete yaşayabilir ve bu yüzden ilişki düzeyinde dahi olsa annesine benzer profilde anaç, koruyucu ve kollayıcı, bakım veren özellikte partner seçimleri yapabilir.

Uzun süre beraber çok yoğun zaman geçiren insanlar ayrılık durumu yaşadığında o kişinin eksikliği durumunda "Organ Eksikliği" durumuna benzettiğim bir durum yaşayabilir. Çünkü kişinin hayatında büyük bir yer kaplayan kişinin yokluğu kişide büyük bir kaygı, stres yaratabilir, böyle bir duruma hazırlıksız olması durumunda ise nasıl davranacağını, ne yapacağını bilemez. Çünkü ona "kol kanat geren, dış dünyanın tehlikelerine karşı koruyan ve kalkan olan" bir kişi vardır ve o kişi gittiğinde kendini çok yalnız hissedebilir. Bu konuda daha sağlıklı yaklaşımlar için annenin yaşadığı kaygıları anlaması çok değerli olacaktır. Genelde insan korkularının kaynağı belirsizliktir. Annenin çocuğuyla kuracağı güvenli bağ, çocuğun özgüvenli gelişimi annenin koruyucu davranışlarının azalmasını sağlayabilir. Bu konuda "Oedipus Kompleksi" konusunda inceleme yapmanız aydınlatıcı olabilir. Bağlanma alanında uzman isimlerden olan John Bowlby - Bağlanma kitabını okumanız çocuğunuzla aranızdaki ilişkiyi anlamanıza katkı sunabilir.
Psikolog
D. Kenan Akyol
Soru -5: "Ergenlik dönemi tembel gençler nasıl okul derslerine çalışmaya teşvik edilmeli?"

Merhabalar. "Kelimeler canlı varlıklardır." der Jordan Peterson. "Tembel" gençler şeklinde tanımlama yapmanın riski de buradadır. Tembel, bir kişilik özelliği olarak algılanır ve bu kişinin ders çalışma davranışının değiştirilmesi istemi aslında temelde o gencin karakterine yönelik bir memnuniyetsizliğin ifadesi olabilir. Ergen bir genci iyi anlamak birçok şeyin yoluna girmesini sağlayacaktır. Çünkü kimi zaman insanlar bir durumdan memnun olmadıklarında çalışmayarak, direnç göstererek, psikolojik anlamda protest davranışlar şeklinde ifade edebileceğimiz davranışlar sergileyebilirler. Bahsi geçen gencin ders çalışma yönündeki isteksizliğini, içsel motivasyon eksikliğini çok iyi anlamak gerekir. Bu konuda Dünya Satranç Şampiyonu Judith Polgar'ın biyografisini incelemenizi tavsiye ederim. Babası psikolog olan ilk dünya kadın satranç şampiyonu Judith Polgar'a küçüklüğünde birçok oyuncak verir ve kızının hangi oyuncağı seçeceğini inceler. Kızı ise satranç (3-4 yaşlarında henüz) taşlarını seçer ve oynamaya başlar. Babası bu durumu inceledikten sonra kızını sevdiği alanda destekler ve satranç alanında bir efsane olacak olan Judith Polgar'ın hikayesi bu şekilde başlar.

Birçok yerde de belirtildiği üzere yanlış bir lise tercihi 4 yıla, yanlış bir üniversite tercihi en az 4 yıla yanlış bir meslek seçimi ise kişinin ömür boyu memnuniyetsizlik yaşamasına neden olabilir. Çocuğunuzla kuracağınız şeffaf bir iletişim, onun hayal ettikleri, hedeflerine yönelik anlayışınız ve desteğiniz başarıyı kendiliğinden getirecektir. Web sayfamda paylaştığım "Mental Berraklık Piramidini" inceleyebilirsiniz faydalı olacağına inanıyorum.

Sorunuz ile ilgili kitap önerim ise Prof.Dr. Betül Aydın'ın yazmış olduğu ergenlik döneminin çok kapsamlı analiz edildiği ve ergenlik dönemindeki çocukları iyi anlamayı, iyi iletişim kurmayı anlatan "Çocuk ve Ergen Psikolojisi" kitabı.
Psikolog
D. Kenan Akyol
Soru -6: "Performans kaygısı nasıl atlatılır?"

Merhabalar. Sorunuzu yanıtlamadan önce sorunuz ile ilgili görüşlerimi paylaşmak istiyorum. Kökeni 16.Yüzyıla dayanan "Performans (Perform-anca)" kelimesinin kişi için ne anlama geldiğini iyi anlamak gerekir. "Kamu Eğlencesi" anlamına gelen performans kelimesini incelediğimizde genelde kişinin kendisi dışında memnun etmeye çabaladığı bir kitle, insan topluluğu olduğunu anlayabiliriz. Kişinin performans anksiyetesini iyi anlaması sorunun çözümü yönünde çok önemlidir. Çünkü Yunan Tıp Hekimi Hipokrat'ın da belirttiği üzere "Bir kişiyi iyileştirmeden önce ona sorunlarından kurtulup kurtulmak istemediğini sorun." der. Bu yüzden sizin performansınızı değerlendiren, memnun etmeye çalıştığınız bir kişi (Aile, eş, akademik bir topluluk gibi) olup olmadığını düşünebilirsiniz. Kaygının temelini, kaynağını keşfetmeniz ve bu kaygıyı besleyen (Imposter kavramını incelemenizde fayda olabilir.) kaynakları bulmanız sorununuzu çözmenize oldukça katkı sağlayacaktır.

Türk Sinemasından metaforik bir örnek vermek istiyorum. Kemal Sunal'ın "Yüz Numaralı Adam" filminde Şaban karakteri düşük sosyo-ekonomik düzeye sahip olan ailesinin şartlarını düzeltmek için elinden geleni yapar. Karate, benzin istasyonu başta olmak üzere birçok işte çalışır, başarılı olmak ister ve hep başarısızlıkla karşılaşır, babası sürekli onu başarısızlıkla "bir baltaya sap olamamakla" itham eder. Temelde ise Şaban karakterinin ana hedefi "Annesini saraylarda yaşatmaktır." Bu örnekte "Şaban" karakterinin anksiyete kaynağının finansal güçlükler, annesini memnun etmek, hatta annesinin sevgisini kazanmak şeklinde inceleyebiliriz.

Anksiyete konusunda faydalı olabileceğini düşündüğüm kitap önerim ise Helen Kennerley'in yazarı olduğu "Kaygı (Anksiyete)" kitabı.
Psikolog
D. Kenan Akyol
Soru -7: "İnsan psikolojisinin bozuk olduğunun bozuk olduğunun ilk işaretleri nelerdir?"

Merhabalar. Hayat birçok şekilde yansımalardan ibarettir ve insan bu yansımalar üzerinden, ötekinin aynası üzerinden sıklıkla kendini okur ve çoğu zaman kendini ve davranışlarını buna göre organize eder. Psikolog olarak "Psikolojisi Bozuk" ifadesini riskli bulmaktayım. Kişinin kendisini tanımlayış biçimi (Prognoz'u dahi) genelde yaşadığı süreçlerini önemli ölçüde etkiler.

Sorunuzu biraz daha psikolojik açından revize edecek olursam kişinin ruh sağlığının iyi durumda olmaması, hayat kalitesinin düşük olması, hayat enerjisinin düşük olması durumunda hangi semptomlar ortaya çıkar, işaretçileri nelerdir?

Kişinin psikolojik anlamda iyi olmamasının göstergelerinden en önemlisi kişinin artık hayat kalitesinin ciddi anlamda düşmüş olması, yaşamını sürdürecek fonksiyonlarını yerine getirememesi diyebiliriz. Örneğin kişinin uyku kalitesinin düşmesi, yetersiz uyuması, beslenme sorunları yaşaması, ilişkileri anlamında birçok sorun yaşaması diyebiliriz. Genel anlamda kişinin ilişkilerinde, öz bakımında düşüşler ortaya çıkar. Elbette bu yazdıklarım tanı için kullanılamaz. Hassas bir konu olduğu için bu sorunun cevabını Ruh Sağlığı Uzmanları olarak genelde psikolojik testler, klinik görüşmeler ile yapmaktayız ve değerlendirmekteyiz.

"Kişinin huzursuzluğu, mutsuzluğu, gerginliği, sıkıntısı ve depresyonu onu uyandırmaya çalışan önemli dostlarıdır." Carl Gustav Jung

Kişinin yaşadığı problemler aslında sorunun çözümü hakkında en doğrucu ipuçlarını taşır. Sizi etkileyen konuları düşünerek ve psikoloji literatürünü de inceleyerek kendinizle ilgili farkındalığınızı arttırmanız çok aydınlatıcı olabilir.

Sorunuzun cevabı konusundaki aydınlatıcı olabileceğini düşündüğüm kitap önerim ise "Vücudunuz Hayır Diyorsa - Duygusal Stresin Bedelleri" - Gabor Mate'in stresin insan bedenini ve psikolojisini nasıl etkilediğini yaşanmış örneklerle açıkladığı ve psikolojik, tıbbi açıdan derinlemesine ele aldığı kitabı.
Psikolog
D. Kenan Akyol
Soru -7: "İnsan psikolojisinin bozuk olduğunun bozuk olduğunun ilk işaretleri nelerdir?"

Merhabalar. Hayat birçok şekilde yansımalardan ibarettir ve insan bu yansımalar üzerinden, ötekinin aynası üzerinden sıklıkla kendini okur ve çoğu zaman kendini ve davranışlarını buna göre organize eder. Psikolog olarak "Psikolojisi Bozuk" ifadesini riskli bulmaktayım. Kişinin kendisini tanımlayış biçimi (Prognoz'u dahi) genelde yaşadığı süreçlerini önemli ölçüde etkiler.

Sorunuzu biraz daha psikolojik açından revize edecek olursam kişinin ruh sağlığının iyi durumda olmaması, hayat kalitesinin düşük olması, hayat enerjisinin düşük olması durumunda hangi semptomlar ortaya çıkar, işaretçileri nelerdir?

Kişinin psikolojik anlamda iyi olmamasının göstergelerinden en önemlisi kişinin artık hayat kalitesinin ciddi anlamda düşmüş olması, yaşamını sürdürecek fonksiyonlarını yerine getirememesi diyebiliriz. Örneğin kişinin uyku kalitesinin düşmesi, yetersiz uyuması, beslenme sorunları yaşaması, ilişkileri anlamında birçok sorun yaşaması diyebiliriz. Genel anlamda kişinin ilişkilerinde, öz bakımında düşüşler ortaya çıkar. Elbette bu yazdıklarım tanı için kullanılamaz. Hassas bir konu olduğu için bu sorunun cevabını Ruh Sağlığı Uzmanları olarak genelde psikolojik testler, klinik görüşmeler ile yapmaktayız ve değerlendirmekteyiz.

"Kişinin huzursuzluğu, mutsuzluğu, gerginliği, sıkıntısı ve depresyonu onu uyandırmaya çalışan önemli dostlarıdır." Carl Gustav Jung

Kişinin yaşadığı problemler aslında sorunun çözümü hakkında en doğrucu ipuçlarını taşır. Sizi etkileyen konuları düşünerek ve psikoloji literatürünü de inceleyerek kendinizle ilgili farkındalığınızı arttırmanız çok aydınlatıcı olabilir.

Sorunuzun cevabı konusundaki aydınlatıcı olabileceğini düşündüğüm kitap önerim ise "Vücudunuz Hayır Diyorsa - Duygusal Stresin Bedelleri" - Gabor Mate'in stresin insan bedenini ve psikolojisini nasıl etkilediğini yaşanmış örneklerle açıkladığı ve psikolojik, tıbbi açıdan derinlemesine ele aldığı kitabı.
Psikolog
D. Kenan Akyol
WhatsApp Mesajı
1
Psikolog D. Kenan Akyol
Merhaba, psikolojik danışmanlık bilgi ve randevu talepleriniz için Whatsapp üzerinden mesaj bırakmanız yeterlidir. En kısa sürede size dönüş yapılacaktır.